Kütahya Ege Turizm Nostaljisi

Hem tarihi hem de yemyeşil doğası ile beraber Kütahya, gezi rehberinizde mutlaka olması gereken şehirler arasında yer almaktadır.Ayrıca sağlık ve Kaplıca alanları ile beraber dünya çapında bu turizme de önemli katkı sağlayan şehirlerden biri olarak öne çıkıyor. Bu yüzden her sene hem yerli hem de yabancı oldukça yoğun bir turist akınına uğradığını söylemek mümkün.

7 / 13

7.

KÜTAHYA KALESİ

Tarih boyunca birçok önemli medeniyete kucak açmış Kütahya’da geçmişin,bugünün ve geleceğin en heybetli şahidi Kütahya Kalesi..

Halk arasında Hisar olarak bilinen Kütahya Kalesi M.S. 8. yüzyılda inşa edilmiş bir Bizans eseri.

Tarihi kale, Bizans İmparatorluğunun ömrünü tamamlamasının ardından sırasıyla Selçuklu, Germiyanoğlu ve Osmanlı İmparatorluğu tarafından kullanılmış; yapılan ilave ve onarımlarla günümüze ulaşmış ve bugün o heybetli duruşuyla hala zamana meydan okumaktadır.

Kütahya’nın Dünü, Bugünü ve Geleceğinin Şahidi Kütahya Kalesi’nin Tarihçesi

Kütahya Kalesi ile ilgili ilk değerli bilgileri Evliya Çelebi, Seyehatname’de ele almıştır. Evliya Çelebi’nin kaydına göre; Osmanlılar zamanında eski kalenin kuzey tarafı altında alçak yere “aşağı” veya “yeni kale” adı verilen bir kale yaptırılmıştır.  Bu yeni kalenin aşağısında şehir uzanmaktadır. Yukarı kalenin içinde batı tarafında İç Kale bulunmaktadır.

Evliya Çelebi’nin söz ettiği Yukarı Kale veya Eski Kale, Bizanslılar zamanından kalmadır. Yeni Kale, Fatih Sultan Mehmed devrinde yapılmıştır.

Bizanslılar devrinden kalan Yukarı Kale’den kaynakların muazzam diye bahsetmesi, bu kalenin Germiyanoğulları zamanında takviye edildiğini göstermektedir.

Osmanlılar zamanında yaptırılan Aşağı Yeni Kale, Evliya Çelebi’nin yazdığına göre su ihtiyacını karşılamak için inşa edilmiştir.

Yukarı Kale denilen asıl kalenin üç kapısı vardır. Birisi doğuya bakmakta olup, çarşıya inilen üç kat demir kapılıdır. Bu kapının dışının iki tarafında beyaz mermerden yapılmış aslan suretleri bulunmaktadır.

İkinci kapıdan da aşağı kaleye inilir. Yukarı Kale’nin batı tarafı köşesinde İç Kale vardır, bunun da kapısı doğuya bakmaktadır. Bu iç kale içinde bir mescit, dizdar, imam ve müezzin ve kethüda hanesi ve iki buğday ambarı ile 8 hane bulunmaktadır. Yukarı Kale’de Germiyanoğlu Süleyman Şah Cami ve 70 adet toprak örtülü neferat evleri vardır.

İç Kale’nin içindeki meydanda yüksek bir kaya kümbeti bulunmaktadır. İç Kale’nin batı tarafındaki burçlar oldukça sağlam olup, aşağısı uçurumdur. İç Kale asıl kalenin batı köşesine atılmış bir iç daire gibi olup kalenin ortasında değildir. Aşağı Yeni Kale’de 20 kadar toprak örtülü ev bulunmaktadır ve bir tahta minareli mescidi vardır.

Fransız tarihçi, mimar, arkeolog ve gezgin Félix Marie Charles Texier, Bizans İmparatorları zamanında Kütahya’nın çok önemli bir yere sahip olduğunu; şehre her tarafından hakim yüksek ve sarp bir tepeye kalenin yapıldığını ve bir kuleyle tahkim edilmiş iki kat sur içinde olduğundan bahsetmektedir.Texier, bu dönemden bahsederken kale etrafında eski eser parçalarının görüldüğünden (duvarların içinde sütun gövdeleri, sütun başlıkları ve kenar taşlarının yanı sıra nitelikli bir döneme ait kırık aslan heykeli) bahsetmektedir.

Texier, kale duvarlarının birinde daha diğerine oranla niteliksiz işçiliğe sahip ikinci bir mermer aslan başı olduğundan bahsetmektedir. Kale ve çevresinin Türk dönemine de dikkat çeken seyyah, eski Kütahya (Latince: Cotyaeum) şehrinin eserlerinden hiçbir şey kalmadığını belirtmektedir.

İsmail Hakkı Uzunçarşılı, kalenin son durumunu şöyle açıklamaktadır: “Yukarı Kale denilen asıl kalenin doğu tarafında araları 40-50 metre mesafeli iç içe iki kapısı varmış. İki kapı arasında düz bir küçük meydan olup, burada bayram ve ramazanda atılmak üzere top duruyor. Kale kapılarından biri duruyorsa da diğeri yıkılmıştır. Bu kapılardan girilince asıl kaleye varılır ki içinde Kala-i Bala mahalleleri vardır. Evvelce kalabalık bir mahalle olan burada şimdi 20-30 hane kalmıştır. Bu asıl kale içinde yer yer su sarnıçları görülmektedir. Bu kalenin bir diğer kapısı güneybatı tarafına tesadüf eden Sultanbağları semtindedir. Bu kapı kaleye eşya ve hayvanların girmesine müsait olup, yolu iyidir.” (Kütahya Şehri, İsmail Hakkı Uzunçarşılı, İstanbul-1932)

KÜTAHYA KALESİ’NDE RESTORASYON SÜRÜYOR:

Kütahya Kalesi'nin korunması için Kütahya İl Özel İdaresi tarafından 2017 yılında başlatılan 1. etap onarım ve güçlendirme çalışmalarında sona gelinmiş olup restorasyon çalışmaları titizlikle sürdürülüyor.

Önceki Sonraki