ÇOK BİLMİŞ
ÇOK BİŞMİŞ 100 yıl kadar önce olmuş İspanyol gribi, yakın zamanlarda yaşanan sars, kuş, domuz, gribi vs salgınlarla yaşadık. Fakat yüzyıllar önceki salgınlarla benzerlik göstermeyen Covid-19 virüsü karşısında (b) plansız yakalandık.
ÇOK BİLMİŞ
Sosyal medya ve televizyonlar dahil, her ortamda herkes her şeyi biliyor. Virolog doktorlar, profesörler bile, bir günü diğer güne farklı söylemler ile halkın karşısına çıkarken, çok eski dostum Haydar Bey
Dostane ricası üzerine yazdığım bu yazının tarafınızca kabulü ve zaman ayırıp okunması bile benim için büyük bir mutluluk olacaktır...Turizm dergilerine yazı yazan arkadaşlarıma özensem de bu işi pek becerebileceğime inanmıyor ve takdiri size bırakıyorum.
100 yıl kadar önce olmuş İspanyol gribi, yakın zamanlarda yaşanan sars, kuş, domuz, gribi vs salgınlarla yaşadık. Fakat yüzyıllar önceki salgınlarla benzerlik göstermeyen Covid-19 virüsü karşısında (b) plansız yakalandık. Pandemi sırasında yapılacak ve olacaklar konusunda tahminde bulunmak, şimdilik neredeyse imkansız. Bilim kurulları ülkelere göre mutasyona uğramış ve keşfedilmemiş virüse karşı savaşmaktadır.
Hükümetler, yöneticiler ve bireyler aldıkları önlemleri her gün değiştirip yeni önlemler alıyor. Aile bütçelerimizden dünyanın en büyük ekonomilerine kadar, her şey maalesef çok etkileniyor. Dünya üzerinde hakim olan kapitalist düzen zenginleri daha zengin etmek üzere düzenlendiği için; hiçbir hükümet veya devlet kalıcı reformlar ile hareket edemiyor. En delikanlı devletler bile pandeminin başında destek yapacağız söylemleri, şimdilerde yelkenleri suya birer birer indiriyor. İş artık survivor düzenine giriyor.
İşveren ve işçi ilişkileri, hükümetlerin vatandaşları ile olan ilişkilerinden çok farklı olmadı. Bu aşamadan sonrada, önce can sonrası canan da kendini kurtarmada, iyi dilekler şeklinde olacak gibi görünüyor. Kaynak olmadan harcayabilmek, elinde matbaaları bulunan merkez bankaları için bile bu kapitalist düzende imkansız durumda. İşin güzel yanı insanların Kapitalizm karşıtı, sistem üzerine söylemlerini duyar ve okur oldular.
İnsanın yapısı gereği sadece din kitaplarında yaradan dan, emredilen aza tamah edebilmek, dünyevi zevklerden uzak durmak, komşusu açken tok yatamamak. Varlığı olanlar için çokta uygulanır değil, Sosyalist sistemlerdeki benzeri sermaye kontrolü mal edinme ve sınırlamaları eşit gelir dağılımı da hayal olarak kalıyor.
Peki bu durumda çözüm önerileri ne mi olabilir, ben sadece umudumu yazabilirim. Çağımızda 8,5 milyar nüfusa çıkmış global bir dünyada seyahatin, uluslararası ticaretin olmaması pek mümkün görünmemekte. Covid 19 virüsü ve bundan sonraki virüsler bir şekilde insanoğlu tarafından yenilgiye uğratılacak. Veya virüslerin gücü bir yere kadar yetecektir. Her mücadelede olduğu gibi, her iki taraftan da ağır kayıplar meydana gelecektir. Umudumuz insanoğlunun en az ekonomik ve sayısal zarara uğraması. Dünyamızın bu kadar çok insanın yaşamını kolaylaştıran, yapılmış yapılar, makinalar, uçaklar, savaş aletleri vb larını taşıyamadığıdır. Doğal seleksiyon denilen güçlünün hayatta kalması bizler içinde ortaya çıkacak, Maalesef birikimi ve işini düzgün yapabilen biz sektör profesyonelleri, maddi gücü bu krizi atlatmaya yetecek gücü var mı. Kriz sonrası ayağa kalkabilmek için sırtında taşıyacağı, az miktardaki kaliteli personeli barındıra bilecek mi. Firmaların sahip çıktığı profesyonellerin, kriz sonrası ilk başarıya ulaşacak işletmeler olacakları kanaatindeyim.
Pandemi döneminde umutların kırılma noktasını, uzatmalarla devam ettirmek istiyoruz. Turizme gönül verenlerin, başka sektörlere gönül vermesi zordur. Kırgın ve küskünlüklerle beraber, vefasızlık la da suçlanan mesleğin konuşmaları, dile getirilmeye başlandı. Aslında mesleğin durumundan alınganlığın, bizleri etkisi altına almasına müsaade etmemiz gerekir. Yöneticilerin turizmi seven ve sevmeye çalışanlara, bizler ayakta durmaya çalıştığımız sürece umut ve ümit vadederiz. Turizm okullarında geleceğe ümit vadedenler, turizm mesleğine soğuk bakmalarını istemeyiz. Bizlerin beklentileri de bazen hayal kırıklıkları ile sonlansa dahi, geçmişteki sevdamızı yok sayamayız. Seyahat kısıntıları bitmeden tüm ülkelerde salgına karşı tereddütler sona ermeden, ülke ekonomileri düzelmeyecektir. İnsanların gelir endeksli yaşam standartları düzelmeden, sosyal hayata fazla para ayırılamayacak. Yaşam da saadet zincirinin hayata yansıması, halkaların kopmasına neden olacaktır. Yalnız turizmin sorunu olmayan pandemi döneminden çıkartılacak deneyimleri, gelecek nesillere aktara bilmek bile bizleri motive etmesi gerekir. Çünkü bu dönem nesiller boyu unutulacak bir dönem değildir. Turizme yansıyacak her türlü yaranın tedavisinden, profesyonellerin sorumlu olduğu unutulmamalıdır Biz ağzımızla kuş tutsakta ki sektörümüzde şu an onu yapmak zorundayız, (yapıyoruz) pay almaya çalıştığımız pasta gerçekten çok ufak. Herkese bu mücadelede (survivor) daki rolünde üstlenmiş durumda.
Turizmin sürdürüle bilir meslek anlayışını, gelecek nesillere miras bırakmak dileğiyle, hayırlı sezonlar dilerim.
Saygılarımla