BERLİN KARARINDAN TÜRKİYE NE KADAR ETKİLENİR
Kırmızı ve Turuncu listedeki ülkeler, Avrupa'daki sigorta şirketleri tarafından kapsam dışında tutuluyor. Bu ülkelerden dönenler, birçok AB ülkesinde 14 gün zorunlu karantinaya tabi tutuluyor. Karantina süreci, yıllık izinden sayılmadığı için çalışanlar, iş yerleri ile sorun yaşıyor. Olası bir kapanma durumunda, Avrupa'daki hükümetler, kırmızı ve turuncu bölgedeki vatandaşlarını geri getirme sorumluluğunu üstlenmeyeceğini açıkladı Testi negatif çıksa da, Türkiye'den Almanya'ya dönen herkes 14 gün karantinaya tabi tutulacak. Almanya'ya gelişten en erken 5 gün sonra yapılacak koronavirüs testi de negatif çıkanlar, zorunlu karantinadan muaf tutulacak. 2020 sezonunda özellikle Avrupa pazarının tam açılacağına inanan işletmeler, Berlin kararlarından sonra kararlarını gözden geçireceklerdir. Ne var ki her günün bir diğer günle bağdaşmadığı, Avrupa kararları olumsuz yönde ilerlemekte. Çok yönlü ülkelerle anlaşmalar olsa da, ülkelerin vatandaşlarını koruma yönünde aldığı kararlar, tamamen yanlı bir yaklaşım sergilemekte. Bizden daha riskli ülkelerin seyahat özgürlükleri göz önüne alındığında bunu daha rahat görmek mümkün. Türkiye’ nin pandemi önlemleri gerek havayolları, gerekse işletmelerdeki değerlendirmeler, misafirlerin takdirini kazanmasına rağmen, Berlin de masa başında zorlaştırmaları na anlam vermek mümkün değil. 14 eylüle kadar zorlaştırılan şartların sonrasında alınacak kararların olumlu olması konusunda lobi faaliyetlerin hız kesmeden devam etmesi gerekir. En büyük destekçilerimiz ise Türkiye’ de tatil yapan misafirler ve basın olacağı muhakkak. Tur operatörleri ve acentelerin devlet desteğiyle çabaları da şu ana kadar taktir topladı. Fakat şu ana kadar kazanımlarında her geçen gün, bizden eksilerek flu olmaya başladığını görmek turizm camiasını derinden üzmektedir. Ülke olarak kötü gün dayanışmasını ziyadesiyle her bireyin üzerine düşeni fazlaca yapmaya çalıştığını görmekteyiz. Temennimiz geleceğe dair turizmin daha iyi koşulları kazanarak devam etmesidir
BERLİN KARARINDAN TÜRKİYE NE KADAR ETKİLENİR
Almanya, 4 Ağustos'tan itibaren Antalya, İzmir, Aydın ve Muğla’yı kapsayan 4 il için seyahat kısıtlamalarını gevşetme kararı almıştı. Berlin yönetiminin getirdiği kurallara göre Türkiye'den Almanya'ya sadece AB içinde oturma izni olan Türk vatandaşları seyahat edebilecek. Seyahatten 48 önce koronavirüs testi yaptıran ve test sonucu negatif çıkan yolcular uçağa alınacaktı.
Alman hükümetinin 160'dan fazla ülkeye seyahat uyarısının süresini 14 Eylül'e kadar uzatıldığı bildirildi. Bazı bölgeler hariç Türkiye de seyahat uyarısı yapılan ülkeler arasında bulunuyordu. Seyahat uyarısı 160'dan fazla ülkeyi kapsarken, riskli bölgeler listesinde 130 civarında ülke yer alıyor. Riskli bölgeler listesinde Türkiye de yer alıyor.
Avrupa Birliği'nin (AB) yürütme organı Avrupa Komisyonu'nun 15 günde bir yenilenen seyahat tavsiyeleri listesi, 1 Eylül itibarıyla yeniden düzenlendi. Türkiye'ye uygulanan kısıtlamalar yine kaldırılmadı. Türkiye, yeni listede de, koronavirüs vakalarının son günlerde artması nedeniyle zorunlu haller dışında gidilmemesi istenen, "riskli ülkeler" listesinde kalmaya devam edecek. Seyahat tavsiyeleri listesi, AB vatandaşlarını uyarmak amacıyla ayda iki kez yenileniyor.
BBC Türkçe'den Yusuf Özkan'ın haberine göre AB, koronavirüs vaka sayısı her 100 bin kişide 16'nın üzerinde olan ülkeleri, "riskli" sayıyor. Son günlerde Avrupa'da giderek artan vakalar nedeniyle, İspanya ve Kıbrıs da birçok ülke tarafından, Türkiye'nin de yer aldığı zorunlu haller dışında gidilmemesi gereken turuncu listeye dahil edildi.
Bulgaristan, Hırvatistan, Romanya'nın yanı sıra, 1 Eylül'den itibaren Macaristan ve Slovakya da turuncu listeye alınacak. Birçok Avrupa ülkesi, AB sınırları içindeki bu ülkelere de seyahat kısıtlaması getirilecek.
Yüksek vaka sayıları nedeniyle turuncu listede yer alan Slovenya da, Hollanda ve ve diğer bazı Avrupa ülkeleri tarafından, kesinlikle gidilmemesi gereken kırmızı listeye alınması gündemde.
Sırbistan, Karadağ, Bosna-Hersek ve Arnavutluk'un tamamı da riskli ülkeleri simgeleyen turuncu listede bulunuyor.
Belçika ve Fransa'nın belirli kesimleri de, yüksek vaka artışı yüzünden turuncu listeye alındı. Fransa'da yaklaşık 15 bölgeye, zorunlu haller dışında gidilmesi önerilmiyor.
AB, vatandaşlarının başta ABD olmak üzere Avrupa dışındaki ülkelere zorunlu haller dışında seyahat etmemesini tavsiye ediyor.

Kırmızı ve Turuncu listedeki ülkeler, Avrupa'daki sigorta şirketleri tarafından kapsam dışında tutuluyor. Bu ülkelerden dönenler, birçok AB ülkesinde 14 gün zorunlu karantinaya tabi tutuluyor. Karantina süreci, yıllık izinden sayılmadığı için çalışanlar, iş yerleri ile sorun yaşıyor.
Olası bir kapanma durumunda, Avrupa'daki hükümetler, kırmızı ve turuncu bölgedeki vatandaşlarını geri getirme sorumluluğunu üstlenmeyeceğini açıkladı
Testi negatif çıksa da, Türkiye'den Almanya'ya dönen herkes 14 gün karantinaya tabi tutulacak. Almanya'ya gelişten en erken 5 gün sonra yapılacak koronavirüs testi de negatif çıkanlar, zorunlu karantinadan muaf tutulacak. Bir ülkede veya bölgede bir hafta içinde yeni vaka sayısının 100 bin nüfus başına 50'yi aşması durumunda, seyahat uyarısı yeniden devreye giriyor. Almanya geçen günlerde, Fransa, İspanya, Belçika, Hırvatistan, Bulgaristan ve Romanya'nın bazı bölgelerine seyahat uyarısı getirmişti. Türkiye'den döndükten sonra zorunlu karantinaya alınanların ücret kaybı karşılanmayacak ve bu süreç yıllık izinden sayılmayacak. Berlin kararından sonra rezervasyonlardaki düşüş yaşanması kaçınılmaz olur. Artık her seferinde 2019 kıyaslamalarının yapılması da morallerin daha da bozulması demektir.
2020 sezonunda özellikle Avrupa pazarının tam açılacağına inanan işletmeler, Berlin kararlarından sonra kararlarını gözden geçireceklerdir. Ne var ki her günün bir diğer günle bağdaşmadığı, Avrupa kararları olumsuz yönde ilerlemekte. Çok yönlü ülkelerle anlaşmalar olsa da,ülkelerin vatandaşlarını koruma yönünde aldığı kararlar, tamamen yanlı bir yaklaşım sergilemekte. Bizden daha riskli ülkelerin seyahat özgürlükleri göz önüne alındığında bunu daha rahat görmek mümkün.Türkiye’ nin pandemi önlemleri gerek havayolları, gerekse işletmelerdeki değerlendirmeler,misafirlerin takdirini kazanmasına rağmen, Berlin de masa başında zorlaştırmalarına anlam vermek mümkün değil. 14 eylüle kadar zorlaştırılan şartların sonrasında alınacak kararların olumlu olması konusunda lobi faaliyetlerin hız kesmeden devam etmesi gerekir.En büyük destekçilerimiz ise Türkiye’ de tatil yapan misafirler ve basın olacağı muhakkak. Tur operatörleri ve acentelerin devlet desteğiyle çabaları da şu ana kadar taktir topladı. Fakat şu ana kadar kazanımlarında her geçen gün, bizden eksilerek flu olmaya başladığını görmek turizm camiasını derinden üzmektedir. Ülke olarak kötü gün dayanışmasını ziyadesiyle her bireyin üzerine düşeni fazlaca yapmaya çalıştığını görmekteyiz. Temennimiz geleceğe dair turizmin daha iyi koşulları kazanarak devam etmesidir