Muğla Ege Turizm Nostaljisi
Tatil dendiği zaman aklımıza ilk gelen yerler daima Borum, Marmaris, Fethiye ve Datça olmaktadır. Bu muhteşem yerlerde denize girmek, güneşin ve kumsalın tadını çıkartmak bir başkadır. Muğla bölgesinin bir diğer güzel yanı ise birçok hem tarihi hem de hoş tatil bölgelerine ev sahipliği yapıyor. Muğla’da yer alan tatil beldelerinin birçoğu tarihi antik kentlere ev sahipliği yapmaktadır. Bu sebep ile bölge turizm açısından farklı bir önem kazanmaktadır. Sakin plajları,renkli ortamları ile beraber son derece keyifli olan bu beldelerde biz yaz tatili son derece rahatlatıcı olabilecektir.
14.
KIZKUMU PLAJI
Eğer rotanız Marmaris’e doğru yönelmiş ise Kızkumu görülmesi gereken yerlerin en başında yer alır. Kızkumu, Orhaniye ilçesinin 30 kilometre güneybatısında ve Turgut’tan 2.5 kilometre sonradır. Orhaniye koyu, eşsiz bir doğa oluşumu ile meşhurdur. Yeşilin her rengini görebileceğiniz gibi çam ağaçlarının o güzel kokusuyla birlikte sizi her daim sakin bir deniz beklemektedir.
Bu güzel ilçeyi meşhur yapan doğal güzelliği ise deniz üzerinde yürüyor hissi veren 600 metre batık bir patika gibi uzanan plajdır. Hatta sizde şaşkın gözlerle etrafı süzerken dayanamayıp suya girerek, denizin ortasında yürümenin keyfini çıkarabilirsiniz. Kızkumu’nun oluşumuna dair ilgi çeken bir efsane anlatılır.
Efsaneye göre, eski zamanlarda bir kralın kızı, fakir balıkçıya aşık olur.Ancak kral, kızını balıkçıya vermez. Kralın kızı, balıkçı sevgilisiyle gizli gizli buluşur. Birileri, kızının balıkçıyla buluştuğunu “balıkçı denizden geliyor, kızınız kumsalda onu bekliyor, ışıkla yerini işaret ediyor. Delikanlı da ışığa geliyor ve kızınız ile delikanlı gün ağarana kadar aşk oyunlarına dalıyor.” sözleriyle krala anlatır.
Bunları duyan kral çok öfkelenir. Bir gece kızını kumsalda yakalayan kral, askerlerine de ışıkla balıkçıya işaret vermelerini emretmiş. Delikanlı ışığı görünce atlamış kayığına, kumsala doğru kürek çekmeye başlamış. Derken kız, askerlerin elinden kurtulmuş ve sevgilisini kurtarmak için koşmaya başlamış. Ama sevgilisinin kayığına varması imkansızmış. Atmış kendini sulara ve o anda bir mucize gerçekleşmiş: Kızın adım attığı her yer kuma dönüşürken, peşinden koşan askerler, denize gömülmüş.Kız kayığa kadar koşmuş ancak iki sevgili tam kavuşacakken bir okçu, delikanlıyı hedefleyip sallamış okunu. Ok gelip delikanlıya sarılan kızı bulmuş. Kızın bastığı yerde ortaya çıkan kumlar, kan suya karışınca kırmızıya boyanmış. Delikanlı ise almış yaralı sevgilisini gitmiş. Bir daha da onları ne gören olmuş ne de duyan.
Turizm Günlüğü